3 Mart 2026, Salı
No Result
View All Result
Özel Gündem - Özel Haberciliğin Yeni Adresi
  • GLOBAL
  • MANŞET
  • EKONOMİ
  • MAGAZİN
  • MODA
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • TEKNOLOJİ
Özel Gündem - Özel Haberciliğin Yeni Adresi
No Result
View All Result
Home GÜNDEM

Orta Doğu’daki savaş Türkiye ve dünya ekonomisini nasıl etkileyecek?

by Özel Gündem
3 Mart 2026
in GÜNDEM, Haberler, MANŞET
0
Orta Doğu’daki savaş Türkiye ve dünya ekonomisini nasıl etkileyecek?
491
SHARES
1.4k
VIEWS
FacebookTwitterWhatsappTelegramE-Posta

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırısıyla başlayan savaşta, gelişmelerin ekonomik etkileri de kaçınılmaz olarak gündemin merkezine yerleşti.

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Selva Demiralp, BBC Türkçe’de savaşın hem dünya hem de Türkiye ekonomisine olası etkilerini değerlendirdi.

Demiralp’in görüşleri şöyle:

“İran ve Tahran’a bağlı milis güçler Amerikan üslerine ev sahipliği yapan ülkelerdeki askeri hedeflere misilleme saldırıları düzenliyor olsa da Türkiye hem NATO müttefiki olması hem de Ankara ile Tahran arasındaki görece dengeli ilişkiler sayesinde doğrudan bir askeri riskten uzak görünüyor.

Savaşın Türkiye’ye fiziksel olarak sıçramaması elbette çok önemli. Ancak ekonomik etkilerinin küresel kanallar üzerinden yayılması neredeyse kaçınılmaz.

Savaşın ekonomik etkilerini tam olarak tahmin edebilmek için öncelikle savaşın ne kadar süreceğini ve ne sonuçlar doğurabileceğini bilmek gerekiyor ki bu konuda büyük bir belirsizlik hakim.

Bu belirsizlik ortamında, savaşın olası ekonomik etkilerini ancak bazı varsayımlar üzerinden değerlendirebiliriz.

Piyasalar savaşı fiyatlamış mıydı

ABD’nin İran’a yönelik bir saldırı gerçekleştirmesi bir süredir piyasaların gündemindeydi.

Özellikle son iki haftada petrol fiyatlarında gözlenen artış, savaş ihtimalinin yükselmesine ve Hürmüz Boğazı’nın kapanma riskine bağlanıyordu.

Ancak piyasalar geleceğe dair beklentileri önemli ölçüde fiyatlasa da ayrıntıları tam olarak bilinmeyen bir olay hiçbir zaman bütünüyle fiyatlanamaz. Bu nedenle olay gerçekleştiğinde belirli bir piyasa tepkisi kaçınılmaz olur.

Bununla birlikte, mevcut tepkinin görece sınırlı kalması, savaş ihtimalinin önemli ölçüde önceden fiyatlanmış olmasıyla ilişkili görünüyor.

ABD’nin doğrudan taraf olduğu bir savaş, finansal piyasalarda belirsizlik ve risk iştahında azalma anlamına gelir. Böyle dönemlerde iki karşıt güç devreye girer:

– Güvenli liman arayışı
– Enflasyonist baskı beklentisi

Belirsizlik arttığında normal şartlarda yatırımcıların ABD tahvillerine ve dolara yönelmesi beklenir.

Nitekim 17 Ocak 1991’de başlayan Çöl Fırtınası harekâtı sonrasında güvenli liman talebi baskın çıkmış ve ABD tahvil faizleri düşmüştü.

Ancak her savaşta aynı tablo görülmez. Örneğin 2 Ağustos 1990 Körfez Savaşı’nın ilk aşamasında ABD tahvil faizlerinde 50 baz puanın üzerinde artış yaşanmıştı.

Bu, enflasyonist baskı beklentisinin güvenli liman talebine baskın çıktığı bir örnekti. İran savaşı sonrasında da benzer bir fiyatlama görüyoruz.

Dolarda güvenli liman etkisi zayıflıyor mu?

ABD’de son dönemde kurumlara dair tartışmalar ve uygulanan politikalarla ilgili belirsizlikler, doların güvenli liman özelliğinin bir miktar zayıfladığına işaret ediyor.

Savaş haberinin ardından piyasaların ilk refleksi ABD uzun vadeli tahvillerini almak değil satmak oldu. Daha sonra tahvil alımları kısmen geri gelse de, hangi etkinin baskın çıkacağı henüz net değil.

Güvenli liman talebini sınırlayan önemli bir faktör, petrol fiyatları üzerinden oluşabilecek enflasyonist baskı. Eğer savaş petrol fiyatlarını kalıcı biçimde yukarı taşırsa, bu durum FED’in daha şahin bir duruşa geçeceği beklentisini güçlendirebilir. Bu da tahvil faizlerinin yükselmesi anlamına gelir.

FED’in tepki fonksiyonuna dair piyasalarda hakim olan bu beklentiye temkinli yaklaşmak lazım. Petrol fiyatları üzerinden gelecek geçici bir stagflasyonist şok, FED’i otomatik olarak sıkılaşmaya zorlamayabilir.

Bir yandan üretim maliyetlerini artırıp diğer taraftan talebi azaltacak böylesine bir şoka merkez bankasının sıkılaşma ile cevap vermesi gereksiz bir resesyon yaratabilir.

Bu sebeple merkez bankaları geçici olduğunu düşündükleri stagflasyonist şoklara karşı tepki vermek yerine iletişim politikası ile “olayları takip ettiklerini” söyleyerek beklentileri kontrol altında tutmayı, zaman kazanmayı ve şok ortadan kalktığında kendiliğinden gelecek düzelmeyi beklemeyi tercih ederler. Tıpkı pandemi zamanında olduğu gibi.

İşte tam da bu sebeple savaşın ne kadar süreceğini bilmek, bu durumun petrol fiyatlarını ne kadar uzun süre ve ne miktarda baskılayacağını ve oradan da FED’in nasıl bir tepki vereceğini kestirebilmek için çok önemli.

Eski FED Başkanı ve eski ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, İran savaşının uzamasına bağlı olarak ABD büyümesinin olumsuz etkileneceğini ve enflasyonist baskıların artacağını söylerken, bu belirsizliğin FED’i beklemeye geçireceğine işaret etti.

Benim de katıldığım bu görüş, piyasalardaki mevcut “şahinleşen FED” fiyatlamasının aceleci bir varsayımla yapıldığına ve bir düzeltme hareketine gidilebileceğine işaret ediyor.

ABD’de yüksek gelen son enflasyon rakamları, tarifelerin gecikmeli etkilerinin hala beklenti dahilinde olması ve güçlü istihdam verisi şüphesiz ki FED’in faiz indirim patikasını öteleyebilir.

Ancak burada belirttiğim görüşün bunlardan farklı olarak “savaş sebepli bir şahinleşme” beklentisinin erken olduğuna dair olduğunun altını çizmem ve ayrıştırmam gerekir.

Şayet savaş birkaç haftada sona ererse, petrol fiyatları üzerinden gelecek stagflasyonist etki de geçici olup beklentilere sirayet etmeyeceği için FED tarafında herhangi bir tepki beklenmeyecektir.

Savaş uzar ve petrol üzerinde beklentileri de bozacak uzun süreli bir etki yaratırsa, o durumda FED’in bu sene için planlanan faiz indirimlerini masadan kaldırması söz konusu olabilir.

‘Türkiye için doğrudan ve dolaylı etki’

Türkiye için etkiler hem doğrudan hem dolaylı kanallardan gelecektir.

Doğrudan etki, enerji fiyatları üzerinden hissedilir. Türkiye net enerji ithalatçısı bir ülke olduğu için petrol fiyatlarındaki artış cari açığı büyütür ve üretim maliyetleri üzerinden büyümeyi baskılar.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) hafta sonu attığı adımlar tam da bu riskleri sınırlamaya yönelikti. Türk lirası üzerindeki baskı arttığı zaman yapabileceğiniz tek şey TL’nin arzını kısmak ya da dolar arzını artırmaktır.

TCMB bir tarafta haftalık repo ihalelerini durdurarak politika faizini koridorun üst bandı olan %40’a çekerek 3 puanlık örtük bir faiz artışına gitti. Böylelikle TL arzını azaltmış ve TL fiyatını yükseltmiş oldu.

Diğer taraftan TL uzlaşmalı vadeli döviz satışları yapılarak öngörülebilen döviz ihtiyacını azaltacak önlemler alındı.

Benzer adımların, yaklaşık bir sene önce 19 Mart 2025’te Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sonrası oluşan piyasa gerginliğini bertaraf etmek için de alındığını hatırlamakta fayda var.

Ancak tüm bu önlemlere rağmen, savaşın uzaması halinde Türkiye de stagflasyonist bir baskıyla karşı karşıya kalabilir. Enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskı artarken büyüme ivme kaybedebilir.

Bu durumda 12 Mart’taki PPK toplantısında TCMB’nin beklenen faiz indirimini pas geçmesi, savaşın uzaması halinde ise reel politika faizinin yıl sonunda daha yüksek bir seviyede korunması olası görünüyor.

Tags: doğu’dakidünyaekonomisinietkileyecek?globalnasılOrtasavaştürkiye
Özel Gündem

Özel Gündem

No Result
View All Result

Kategoriler

  • Analizler (1)
  • Basketbol (33)
  • Borsa (65)
  • Borsa Haberleri (55)
  • Borsa Şirketleri (1)
  • Diğer (1)
  • DÖVİZ (75)
  • Döviz Haberleri (70)
  • EKONOMİ (8.496)
  • Ekonomi Haberleri (1.394)
  • Emtia Haberleri (80)
  • Finans (52)
  • Futbol (1.479)
  • Gezi (5)
  • GLOBAL (8.850)
  • GÜNDEM (15.232)
  • Haberler (8.815)
  • Halka Arz (4)
  • Hisse Senedi (3)
  • Kripto Haberleri (5)
  • MAGAZİN (4.559)
  • MANŞET (10.294)
  • MODA (8)
  • Piyasalar (54)
  • SAĞLIK (23)
  • SANAT (18)
  • Şirketler (16)
  • SPOR (3.094)
  • TEKNOLOJİ (295)
  • Tv & Sinema (19)
  • Voleybol (16)
  • Yaşam (5)
Instagram Twitter

Kategoriler

  • Analizler (1)
  • Basketbol (33)
  • Borsa (65)
  • Borsa Haberleri (55)
  • Borsa Şirketleri (1)
  • Diğer (1)
  • DÖVİZ (75)
  • Döviz Haberleri (70)
  • EKONOMİ (8.496)
  • Ekonomi Haberleri (1.394)
  • Emtia Haberleri (80)
  • Finans (52)
  • Futbol (1.479)
  • Gezi (5)
  • GLOBAL (8.850)
  • GÜNDEM (15.232)
  • Haberler (8.815)
  • Halka Arz (4)
  • Hisse Senedi (3)
  • Kripto Haberleri (5)
  • MAGAZİN (4.559)
  • MANŞET (10.294)
  • MODA (8)
  • Piyasalar (54)
  • SAĞLIK (23)
  • SANAT (18)
  • Şirketler (16)
  • SPOR (3.094)
  • TEKNOLOJİ (295)
  • Tv & Sinema (19)
  • Voleybol (16)
  • Yaşam (5)

Copyright © 2023 | www.globalmediaas.com.tr

Sayfalar

  • Künye ve İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikaları
  • Üye ve Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çalışan ve Stajyer Aydınlatma Metni
  • Müşteri Adayı KVKK Aydınlatma Metni

COPYRİGHT © 2023 GLOBAL MEDİA YAYIN PLATFORMLARI A.Ş

No Result
View All Result
  • GLOBAL
  • MANŞET
  • EKONOMİ
  • MAGAZİN
  • MODA
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • TEKNOLOJİ

COPYRİGHT © 2023 GLOBAL MEDİA YAYIN PLATFORMLARI A.Ş